Aile Görüşleri
Fiyat/Ödeme Koşulları
Yayınlar
Linkler
 
 
 
Çin’de kökten tedavi(Aksiyon Dergisi) 28.03.2005

Çin’de kökten tedavi

Sayı: 538 - 28.03.2005  |  Osman Erol

PEKİN - Türkiye’de geçirdiği trafik kazası sonrası felç olan Hüseyin Yaban, sağlığına kavuşabilmek için Çin’de tedavi oluyor. Kök hücre nakli yapılan Yaban’da gözlenen ilk değişiklik, tamamen felçli olan bel altında terlemelerin başlaması.

Hüseyin Yaban, Ankara Siteler’deki işyerinden evine dönüyordur o akşam. Ancak, evine ulaşamaz. Çünkü, bu, onun otomobilini kullanarak yaptığı son yolculuk olur. Araç refüje çarparak takla atar. Yaralanmıştır. Hemen hastaneye kaldırılır. Acı haberi daha sonra öğrenir. Omuriliği zedelendiğinden felç olmuş ve yürüyemez hale gelmiştir. Hayatı altüst olur Hüseyin Yaban’ın. Şifa umuduyla 15 ay boyunca hastanelerin, rehabilitasyon merkezlerinin kapısını aşındırır. Ama, nafile... Son umut olarak bir ay önce Çin’in başkenti Pekin’e gider ve şifa umudunu Pekin’de bulur. Ablası Öznur Çakmak aracılığıyla Pekin’deki Batı Tepesi (Xishan) Hastanesi’ne müracaat eden Hüseyin Yaban, burada ameliyat olur. Şimdi, tekrar yürüyebilme ümidiyle yaşıyor.

Onu Türkiye’den 10 bin kilometre uzağa götüren faktör ise tıp alanında hızla yaygınlaşan kök hücre nakli... Hüseyin Yaban’ın yaralı omuriliğine ameliyatla olgunlaşmamış kök hücre enjekte edilir. Yaban, hücre enjekte edilmesini bir çeşit aşıya benzetiyor. Ameliyatın ardından gözlenen ilk değişiklik, tamamen felçli olan bel altında artık terlemelerin başlaması. Omuriliğine enjekte edilen hücrenin kendisini hemen ayağa kaldırmayacağının farkında: “Tedavi, aylar hatta yıllar alabilir. Tabii hücrenin vücuda uyumu ve vücudun buna vereceği tepki kadar, insanın azmi de tedavi açısından çok önemli.’’

Pekin’deki tedavisi için 20 bin doların üstünde para ödeyen Yaban, “Her şey sağlığımıza yeniden kavuşmak için. Ancak bu tedavi 1,5-2 senelik bir sabrı gerektiriyor. İnşallah bu aşı tutar. Biz burada gördüğümüz tedaviden memnunuz. Doktor bana bacağımda terlemenin olduğunu ve bunun da iyileşmenin bir belirtisi sayılabileceğini söyledi. Bu bizleri son derece mutlu etti.” sözleriyle umutlu olduğunu söylüyor. Yaban’ın doktorlarından Liu Yancheng, hastanelerinde gövde hücre (stem cell) yerine kök hücre “olfactory ensheathing glial” (OEG) tekniğini kullandıklarını belirterek, Yaban’ın ameliyattan önce vücudundaki terleme özelliğinin sadece göğüs hizasında oluştuğunu ve hissedildiğini, ancak nakilden sonra bunun diz kapaklarına kadar indiğini söylüyor. Liu, ayrıca, Yaban’ın nefes alıp vermesinde de büyük değişikliklerin olduğunu sözlerine ekliyor.

Yaklaşık iki yıl önce geçirdiği trafik kazasında omuriliğinin ezilmesi sonucu iki bacağını da kullanamaz duruma düşen Yaban, bir yakınının tavsiyesi üzerine ameliyat olmak için Çin’e geldi. Hastaneye internetten başvurdu ve tam 9 ay sıra bekledi. Ameliyatının ardından Pekin’den Ankara’ya döndü. Yeni giden hastalara ise 1,5 sene sonraya randevu veriliyor. Batı Tepesi (Xishan) Hastanesi’ne müracaat eden sadece Yaban değil; dünyanın değişik yerlerinden umut arayan onlarca hasta kök hücre nakli için Pekin’e geliyor.

Geçirdiği kazanın ardından omurilik zedelenmesi sonucu 10 yıldır yatağa mahkum olan Amerikalı David Landewee (42), olgunlaşmamış hücre temininin kolay, denetimin gevşek olması sebebiyle dünyada OEG hücre naklinin yapıldığı yerin sadece Çin olduğunu anlatıyor. Portekiz ve Avustralya’da da hücre naklinin yapıldığını; ancak kök hücre naklinin yapılmadığını anlatan Landewee, bu yüzden Çin’i tercih ettiğini şöyle anlatıyor: “Buradaki doktorlar Amerika’da bu konuyla ilgili uzun yılar eğitim görmüş ve alanlarında en uzman kişiler. Arkadaşım da burayı tavsiye etti.’’ Landwee, ameliyattan sonra hissedilir bir iyileşme olduğunu dile getiriyor.

Batı Tepesi (Xishan) Hastanesi’nde yapılan hücre nakli ameliyatlarının ücreti 20 bin dolar. Hastalar, ancak internet üzerinden başvurabiliyor ve Haziran 2006’a kadar da müracaatların çokluğundan dolayı randevu verilemiyor. Hastane, aynı zamanda bir araştırma merkezi konumunda. Hastane yetkilileri, omurilik zedelenmesiyle felç olan hastalar ile kas ve sinir erimesi olarak bilinen ALS hastalarının tedavisinde genelde başarı sağlandığını ileri sürüyor.

ALS hastaları daha çok umutlu

Kas ve sinir erimesi hastalığı, Fenerbahçeli futbolcu Sedat Balkanlı’nın rahatsızlığı ile Türkiye’de gündeme geldi. Tedavisi mümkün değil denen, ‘motor nöron hastalığı’ olarak da bilinen Amiyotrofi Lateralskleroz (ALS) hastaları, kök hücre naklinin yapıldığı yer olarak geldikleri Pekin’den mutlu dönüyorlar. Kök hücre naklinin yapıldığı ALS hastalarında tedavinin etkisi, omurilik zedelenmesiyle felç geçiren hastalara oranla daha kısa sürede görülüyor.

Hollanda’da yaşayan ve yavaş yavaş ölümü bekleyen ALS hastalarından Os Van Kuik, ülkesinde beyin hareketleri ve bel kemiği şeridini kontrol eden hareket hücrelerinin ölmesinden kaynaklanan ALS hastalığına bir çözüm bulamadığını ve yavaş yavaş ölümü beklediğini söylüyor. Ağızdaki kasların zayıflaması sonucu konuşmakta büyük zorluk çeken Kuik, Pekin’deki ameliyatından sonra parmak uçlarını oynatabildiğini, kaslarındaki hareketlerde gözle görülür gelişme olduğunu anlatıyor. Her gün hareketlerinde iyileşme olması Kuik’i de umutlandırıyor.

Aynı hastanede tedavi gören bir diğer Hollandalı ALS hastası olan ve şu anda hastalıktan dolayı konuşamayan; ancak isteklerini küçük bir konuşma makinesine yazarak anlatan yaşlı Henk Irene de aynı umudun peşinde. Kekerlekli sandalyeye mahkum Irene meramını yazarak anlatabiliyor. Babasının hastalığını anlatan kızı Irene, tedavi umudunu bir başka Hollandalı hastadan almış. Genelde herkesin ASL hastalığı tedavisi için Çin’e gelmeyi bir tanıdığın tavsiyesinden ya da gazetede okuduğu haberden sonra akıl ettiğini aktaran bayan Irene, babasının iyileşeceğine inanıyor.

TÜRKİYE’DE 7 BİN ALS HASTASI VAR

ALS tedavisiyle ilgili tıbbi araştırmalarda Çin ve Güney Kore başı çekiyor. Türkiye’de 7 bin kişide görülen ALS, merkezi sinir sisteminde motor hücrelerin kaybından ileri geliyor. Bu durum, kaslarda zaafa ve erimeye yol açıyor. Vücut yavaş yavaş bazı fonksiyonlarını kaybediyor. Zihinsel fonksiyonlar ve bellek ise bozulmuyor. Kaslardaki zayıflık ellerde, bacaklarda, ağız yutak bölgesinde ya da dilde başlayabiliyor ve sürekli ilerleyerek yayılıyor. Bu da konuşma ve yutma güçlüğüne sebep oluyor. İleri devrelerde ise solunum yetersizliği yaşanabiliyor. Genellikle erişkin yaşlarda (40-50) ve erkeklerde (yüz binde 1) daha fazla görülüyor. Genellikle zayıf insanlarda ortaya çıkıyor. ALS, dünyaca ünlü fizikçi Stephen Hawking’in de uzun yıllardır mücadele ettiği bir hastalık. Hastaların genellikle önce elleri uyuşuyor, bacakları tutmamaya başlıyor. Konuşmaları yavaşlıyor ve çoğu yutkunma zorluğu çekiyor. İlerleyen safhalarda ise hasta el, kol ve bacak hareketlerine hakim olamıyor.