| |  | | |  | | Bilim | | |  | | 28 Ekim 2006 | Kök hücre tedavileri geri geliyor
İki yıl önce çok sayıda kök hücre tedavisinin durdurulmasına neden olan bir olay, yeniden gözden geçiriliyor. Amaç bu kez, kemik iliğinden alınan kök hücrelerinin, vücudun başka yerlerindeki hücrelerle kaynaşmalarını sağlamak.
Bir insan vücudunda yer alan "yetişkin" kök hücreleri bölünerek, aksi takdirde tükenecek dokuları yeniden oluştururlar. Ancak yapılan kimi deneylerde, kök hücrelerinin bazı şartlar altında bu dokulara yerleştikleri ve bu yeni bölgelerinde yeni hücreler oluşturmak üzere değişime uğradıkları saptandı.
Bunun üzerine de tıp alanında bu hücrelerin tedavi amaçlı kullanılması durduruldu. Öte yandan bu olay, kemik iliğinde bulunan ve "hemapoetik kök hücresi" (HSC) denilen çok sayıdaki hücrenin, farklı tür hastalıkların tedavisinde kullanılması olasılığını yarattı.
2003’te yapılan araştırmalardaysa, HSC’lerin değişime uğramak yerine, yerleştikleri bölgelerdeki dokularla kaynaştıkları saptanınca bu olasılıklar çöpe gitti.
Stanford Üniversitesi'nden Helen Blau, "Herkes bunu, ’alt tarafı bir kaynaşma’ diyerek küçümsedi. İyi bir gelişme olabileceğini hiç aklına getirmedi. Ama belki de bu birleşme, vücudun kendini tedavi etmesi için kullandığı bir şeydi" diyor.
Fare deneyleri
Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi'nden Markus Grompe ve ekibi, tirosinemi tip 1 adlı bir hastalığa yakalanmış fareler üzerinde deneyler yürüttü.
Tirozin amino asidini parçalayan enzimin az olmasıyla ortaya çıkan hastalığın semptomları arasında sarılık hastalığı, uyuşukluk ve karaciğerde siroz görülmesi yer alıyor.
Farelerin karaciğerlerine, sağlık farelerden alınan HSC’lerin aşılanmasıyla hastalık tedavi edilebiliyordu. Grompe’nin ekibinin 2003’te yayımladığı sonuçlara göre, tedavinin nedeni HSC’lerin karaciğer hücreleriyle kaynaşmaları ve az olan enzimi üretecek geni oluşturmalarıydı.
İşte bu bulgu, artık füzyon tedavisinin doğruluğunu kanıtlayan bir temel olarak kabul ediliyor. Kaliforniya Üniversitesi'nde kök hücreleri alanında uzman Arnold Kriegstein da, bu alandaki pek çok bilginin umut verdiğini, ancak kanıtlanmadığını belirtirken, "Bu kanıt ise, önemli bir potansiyelin olduğunu ortaya koymuştur" diye söylüyor.
Her 100 bin bebekte bir
Füzyon tedavisinin, her 100 bin bebekte görülen tirosinemi tip 1 hastalığına yakalanan çocukların iyileştirilmesinde kullanılması beklenmiyor, çünkü hali hazırda çok etkili bir ilaç var.
Kaynaşacak hücre sayısının veya kaynaşmış hücrelerin çoğaltılmasıyla, füzyonun kullanım alanları artacak ve diğer hastalıklarda kullanılabilecektir. Bu hücrelerin kromozom sayısı normalin iki katıdır.
Bu kimi şartlarda anomalilik olarak kabul edilse de, bazı organlarda Ğörneğin karaciğerde- kromozomlar çifter halde yer alır. Ancak buradaki dezavantaj da, bu hücrelerin normal bölünme sırasında zorlanmalarıdır; bu da çoğalmalarının istenmesi halinde sorun yaratır.
San Francisco’da, Amerikan Hücre Biyolojisi Vakfı’nda düzenlenen toplantıda Grompe, kaynaşmış hücrelerde, normal kromozom sayısının korunduğu, "azaltma amaçlı bölünmeler" yaşanabileceğine ilişkin kanıtlar sundu. Bu da, hücrelerin çoğaltılmasının füzyonun ardından da gerçekleşebileceği anlamına gelir. Grompe’ye göre, bu amaçlı bölünmeler zaten rutin olarak gerçekleşmekte.
Virüs proteinleri
Toplantıya katılanlar, bu konuda tam ikna olamasalar da Grompe ile Blau’nun ekipleri birleşerek, hücre birleşmesi oranını arttıracak yöntemler üzerinde çalışıyorlar.
Blau, insülin benzeri büyüme faktörü 1 adlı bir maddenin, farelerde kas lifleri ile HSC’lerden elde edilen hücreler arasında yaşanan kaynaşmayı dört katına çıkardığını saptadı.
Öte yandan bazı hastalıkların etkin şekilde tedavi edilmesi için, hücre kaynaşmasının çok daha fazlalaştırılması gerekiyor.
Örneğin karaciğerde kanın pıhtılaşmasını sağlayan faktörlerin az olması nedeniyle ortaya çıkan hemofili hastalığının tedavisi için, Grompe’nin farelerinde görülen kaynaşma oranlarının neredeyse 200 katına çıkması gerekiyor.
Grompe ve Blau, bazı virüslerin yüzeylerinde bulunan ve memeli hücrelerinin birleşmelerini sağlayan proteinler üzerinde deneyler yürütüyorlar. Ancak bu virüs proteinleri, hücrelerin kansere dönüşmesine neden olabilir.
| | | | | | | |